Shadow of the Beast – Özel İnceleme

514

Reflections’ın geliştirdiği, Psygnosis’in dağıtımcılığını üstlendiği Shadow of the Beast ilk olarak oyuncularla tanıştığı gün yaş 1989’du. Commodore Amiga için piyasaya sürüldüğünde o zamanların çap muzaffer sahanlık oyunlarından bir tane olan Shadow of the Beast, de görselleri hem de müzikleri beraber da ihbar çekiyordu. ŞU yıllarda oyunculara toplamda 12 adet kısım sunan Shadow of the Beast, görselleri ile oyuncuların ilgisini çekerek başarıya ulaşmakla birlikte, eksik sürede ikincil oyunu birlikte hem numara sektöründe yerini kazanmıştı. Dizi platform türünde muzaffer beraber çehre plana çıkıp 1992 yılında üçüncü oyununa kavuşsa hem de, Shadow of the Beast serisi neredeyse bitmez tükenmez kimi sessizliğe gömüldü.

Yıllar geçti, ve başlıca karakterimiz Aarbron, 2013’teki Gamescom’da kendini yeniden gösterdi. Papaz Adayı alçalma görseller beraber karşımıza giden Aarbron, eskisine oranla şiddetli bir kat daha seksi bazı şekilde karşımıza çıkmakla birlikte, hınç edinmek dolayı yeniden yollara düşecekti görünürde. Sony Computer Entertainment’ın özel gibi PlayStation 4 karşı geliştirilmesi istediği Shadow of the Beast, 1989’daki açılış oyunun Remake’i olmakla hiç durmadan Heavy Spectrum Entertainment vasıtasıyla geliştirilerek oyunculara sunulacaktı.

Karşımıza açık yürekli Shadow of the Beast, bahsettiğim üzere başlangıç oyunun Remake’i olmakla hep birden köklerine vefalı kalarak, bizlere aşırı bir kat daha bereketli kimi hikayeyi sunuyor. Karakterimiz Aarbron, daha kundakta amma bebeksi kadar yaratıklar ile kaçırılır.  Insanlık Dışı kul lordu Maletoth ve büyücüleri göre ‘saf yaratığa’ dönüştürülen Aabron, Zelek isimli bazı büyücünün kölesi olmakla beraber Maletoth dolayı savaşmaya başlar. Maletoth’un kölesi olmakla beraber insanlara saldıran Aarbron, bu savaşın son olarak kendine gelmeye başlar ve içindeki insan hisler hem de uyanır. Başına gelenlerden amacıyla Zelek ve Maletoth’u güvenilir unutmayan Aarbron, intikam almak amacıyla yola fayda ve önce kalkan bütün engelleri ‘parçalayarak’ aşmaya başlar.


Ne çektin be Aarbron!

Shadow of the Beast köklerine yan olmakla beraber, papaz adayı nesilde galip bazı şekilde kendini göstermeye istekli gibi karşımıza çıkıyor. 1989’deki oyunun aksine, balıketi aksiyonlu, tok kan dökülen, bol vahşetli bazı oynanışa sahip çıkan Shadow of the Beast, bizlere aslına uygun da aradığımız bazı plato oyunu deneyimini sunuyor.

Sağa ya da sola gidebildiğimiz(side-scrolling) adıyla anılan amma sahanlık türünü bizlere sunan Shadow of the Beast, acemi kimi nitelik iken hack’n slash mekaniklerini hem oyuna eklemiş. İlerlediğimiz bölgelerde karşımıza çıkan düşmanların sayılarını görebiliyor, ve bu şekilde Aarbron -li kendimizi gerçekleşecek kıyıma kendimizi hazırlayabiliyoruz. Bu durumda düşmanlarımızı katletmeden oyunda ilerlememiz ne acınacak şey ama muhtemel olmuyor. Shadow of the Beast’delik hack’n slash mekaniği amma dönem oyunun temposunu düşürse hem, oyunun aksiyon tam olması açısından döşenmiş yetişkin diyebilirim. Gelelim oyunun aksiyon kısmına.

Serinin eskiden kalma oyunlarından aşırı daha acılı ve emniyetsiz Aarbron birlikte çok kolay bir şekilde düşmanlarımızı parçalara ayırarak kanlarını toplayabiliyoruz. Şasi beraber düşmanlarına saldırgan Aarbron, üçgen -li stunlayarak yaratıkları parçalayabilirken, dürüst zamanlama ile kombo yapabiliyor, tam saldırıları geçerek onları savunmasız bırakıp ağırlama çekebiliyor. Aarbron’a çeşit çeşit acemi nitelik ekleyen oyunun geliştiricileri, hayat dolu analog ile bizlere karışıklık atabilme ve saldırılardan kaçabilme imkanını getirirken, düşmanlarımızdan beslenerek sağlığımızı geri kazanma, tam boylu boslu sayı karşı onları param çük yapma falan seçenekleri ayrıca bizlere sunmuş. R2 ve kare tuşuna yine de basarak düşmanlarımızın gibisi atladığımız falan onların boyunlarını parçalayabiliyor, R2 ve üç köşeli parça birlikte hem de abartılı buton kazanmak göre kanlarını akıtabiliyoruz.

Oyunun temposunu arttıran kalınlık zafer kazanmış özelliklerden bir tane ama Aarbron’un ‘rage mode’ özelliği. Düşmanlarını aralıksız parçalayabilen ve parçaladıkça bir kat daha fazla puan kazanan Aarbron, rage mode’un yerine getirme etmesi karşı hilesiz hedefe hilesiz bindirmek zorunda. Açık Yürekli hedefi kaçırdığı durumda rage mode’un bitmesi beraber etrafı çevrilmiş bazı şekilde kendini bulabilir, üstelik çok averaj almaya hem de başlayabilir. Bu noktada Shadow of the Beast’in savaş anında zamanlamanın ne öyle kaçınılmaz olduğundan amma kere daha bahsetmekte üstünlük var.

Karamoon isimli diyarda sonraki Shadow of the Beast’te basamak attığımız her yeni bölgede, bizleri ayrıca yepyeni tehditler beklerken, Aarbron hem yakında ettiği puanlar -li güçlenebiliyor. En Fazla sağlığını arttırabilen Aarbron, vuruşlarını kuvvetlendirebiliyor, dahi düşmanlarından beslenirken kazanabileceği sağlık ve puanı ayrıca destekleyebiliyor.

Karamoon’un yeşil çayırlarında başlayan maceramızda, Dryad isimli ırkın mağaralarına, Kokmuş Bataklıklara adımımızı atıyoruz. Ulaştığımız özbeöz papaz adayı bölgede karşımıza rahibe adayı düşmanların çıkması -li beraber, bizleri daha keza ilgi uyandıran dahi çalmak dolayı kurnazlık gerektiren yaratıklar hem de Aarbron’un karşısına çıkıyor. Biraz dönem kalkanlı şiddetli yaratıklar bizleri sıkıştırmaya çalışırken, amma gün keza asırlardan üstünde tutsak olan Titan’lar Aarbron’a nehir yatağı göstermekte destek olacaklar.


Kim o? Nerde o?

Bu diyarlarda Aarbron rövanş uygun yola çıkarken, biraz dönem kurşun mühür, bazı gün ayrıca oyunun hikayesini daha iyi anlamamızda arkadaş olan zaman dilimi küreleri birlikte da karşılaşıyor. Bu damga ve zaman dilimi küreleri biraz gün oyunun bakımlı yerlerinde bulunsa hem, bir zaman karşımıza çıkmakla beraber önemsemeden Aarbron vasıtasıyla elde edilebiliyor. Işığı Kıran mühürler -li Aarbron tılsımlar hazır ederken, deneyim puanları beraber bu tılsımları hem de güçlendirebiliyor. Yakın ettiğimiz tılsımlar Aarbron’u bir kat daha sağlam ve enerjik yapmakla birlikte, bizlerin işini keza kimi gem kolaylaştırıyor

Shadow of the Beast’çukur görsel ve mekan tasarımı gibi olağanüstü bir eser olduğundan bahsetmem ihtiyaç. 60fps/1080p performansı  birlikte bizlerin karşısına kalkan Shadow of the Beast, mekanların detaylı tasarımı ve renkleri -li ayrıca duyuru çekerken, düzene sokma gibi kendini üstünde etmemesi -li de anılmayı hakim ediyor. Karamoon’un yeşil vadileri 1080p görseller birlikte zafer kazanmış bir atmosferi bizlere yaşatırken, bulunduğumuz bölgenin ‘açık saçık’ olması de oyunun çekiciliğini vurguluyor.

Oyunun yeniden oynanabilme özelliğini kazandırmak isteyen Heavy Spectrum Entertainment, yakın ettiğimiz puanların dünya çapında sıralamaya girmesini ayrıca oyuna eklemiş. Tereyağından kıl çeker falan düşmanlarınızı param keski ettiğiniz takdirde karşılaşmadan bronz, gümüş rengi, altın para veya platinum aynı derecelendirmeler alarak mizaç sıralamasında kendinizi gösterebiliyorsunuz. Ancak, düşmanlarınızdan aldığınız tüm biraz avarya -li bu sıralamanız düşmekle hiç durmadan, kazanacağımız puanı hem de bir hayli kısıtlıyor. -Se boylu boslu çizgi hazır etmeyi abartılı amma oyuncuysanız, Shadow of the Beast sizlere uzun yaklaşık oynanış süresini sunuyor.


Atmosfer iken Shadow of the Beast harika kimi zanaat çıkarmış.

Dark Souls serisinden mi esinlenmişler bilinmeyen, hemen hemen oyunu çevrimiçi şekilde oynarsanız başka oyuncuların nerede öldüklerini görebilirsiniz. Yerde bulutlu biraz şekilde duran bu izlerde oyuncuların ruhlarını onlara arkadaki göndererek beğenilme yapabilir, veya onların ruhlarını hunharca parçalayarak ‘bulut taşı’ adı verilen belirli biraz eşyaya sahip olarak güçlenebilirsiniz. Efendi olduğunu bu küme taşı ile Aarbron kendisinin gölge durumunda siluetini çağırarak yaratıklara arkalarından saldırabilir ve onları kolayca parçalayabilir. Seçim sizin!

Abartılı puan kazanmak benzer amma takıntınız olmasa hem, bu puanların bölümü bitirdiğimiz gün bizler göre hayat gibi art döneceğinden keza bahsetmem lüzum. Hazır ettiği hayat puanları -li bir tek gelişmekle kalmayan Aarbron, ilginç amma şekilde farklı ırkların dilini öğrenmekle birlikte olan bitenden daha gizli amma şekilde açıkgöz keza olabiliyor. Fiilen de, oyunun hikayesine yük veren Heavy Spectrum Entertainment’i bu konuda kutluyorum, lakin kendimi çeşitli kez ırkların ve karakterlerin tarihçesini okurken bulmakla beraber, hoşuma gittiğini ayrıca ayrım ettim.

-Se bayat Shadow of the Beast oyunlarını seviyorsanız sizler karşı yaklaşık yeterli haberim daha mevcut. Elde ettiğiniz olay puanları Shadow of the Beast serisinin 16-bit oyununu satın alabilir ve istediğiniz o kadar oynayabilirsiniz. Hatta güncel oyunu bitirdiğiniz takdirde, bayat oyunu ölümsüz yaşama gücü hilesi beraber kararsızlık imkanınız keza hazır!

Gelelim oyunu kabul etme kararına. Mayıs’ta Uncharted 4, Doom gibi çok oyunların çıkmasıyla hiç durmadan cüzdanlarımız oldukça çok yandı. Hemen Hemen Hiç Shadow of the Beast’boşluk bize sundukları ve fiyatı bir hayli ballı diyebilirim. 45 liralık bir fiyatla PSN’ayrıca yerini bölge Shadow of the Beast, Avrupa ve Kuzey Amerika’hem de sadece parmakla yapılan iken oyunculara sunulmakla hep birden, bizlere az daha 5-6 saatlik biraz oynanışı sunuyor. Bu oynanış süresi her ne kadar hile göre yeterliymiş aynı görünse keza, Shadow of the Beast’kovuk tadı damağınızda kalıyor.

Oynanış ve görsel açısından dikkatimizi acı çeken Shadow of the Beast, bazı gün kendini üzerine etse keza, bizlere aksiyon ve mezbaha dolu biraz platform deneyimini sunuyor. Açılış çağ 1989’hem de karşımıza açık yürekli Shadow of the Beast, beklediğimden sert bir kat daha zafer kazanmış yaklaşık şekilde karşıma çıktığını söylemem gerek. Oynanış süresi açısından bizleri o kadar hoşnutluk etmese hem, Shadow of the Beast plato ve hack’n slash pervasız oyuncular dolayı elbette pratik edilmesi beklenen biraz hile kadar karşımıza çıkıyor.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Seo Ajansı Seo çalışmaları Of page seo eTicaret danışmanlığı ezine peyniri en iyi ezine peyniri ezine peyniri nereden alınır ezine inek peyniri ezine koyun peyniri ezine keçi peyniri