The Evil Within 2

99

Aranızda hiç video oyun endüstrisi için “10 yıl önce oyunlar fazla daha kaliteliydi.” diyen oldu mu? Eğer eski tarz oyunları özlediyseniz bunu tek düşünenin siz olmadığını unutmamalısınız. Günümüzün video oyun anlayışı artık seri tüketim üzerine kurulu şovmen oyunlardan oluşuyor lakin aralarından meydana çıkan cevherler bizleri tekrar farklı dünyalara götürmeye devam ediyor. 2005 yılında çıkan Resident Evil 4, kan kaybeden serinin inşa taşlarını yiğitçe değiştirerek serinin babası olarak kabul edilen Shinji Mikami önderliğinde evrilen Resident Evil serisi o kadar fazla beğenildi ancak, altıncı nesil konsol jenerasyonunun en iyi oyunlarından bir tanesi olarak kabul edildi. Hatta yedinci jenerasyon konsol nesline ilham veren oynanış mekanikleri baştan sona video oyun tarihine adını altın harfler ile yazdırdı. Ardından yavaş yavaş aksiyona kayan yapısı ile birlikte daha fazla oyuncuyu civarda biriktirmek isteyen Capcom, Mikami ’yi projeden çekerek radikal kararlar almak istedi. Sonucunda ortaya ne olduğunu bir türlü ifade edemeyen ve aksiyon türü içerisinde oldukça klişeleşmiş dinamiklere sahip olan oyunlar ile karşılaştık.

Fakat Capcom ’un bu cevabına karşılık video oyun dünyasının en deneyimli geliştiricilerinden olan Shinji Mikami, 3 yıl önce The Evil Within ’i piyasaya sürdü. Tango Gameworks şirketinin kuran Mikami, arkasına Bethesda ’yı da alarak The Evil Within ile senelerdir çekilen Resident Evil ruhunu yaşatmayı başardı. Ama birincil The Evil Within oyunu bizi eski yıllara götürürken içerisinde kronik hatalar da barındırıyordu. Geçtiği dünyayı bir türlü açıklamak istemeyen senaryosu, kafalarda soru işareti bırakan şahsiyet hikayelerinin yanında teknik problemleri yüzünden tenkit toplayan ilk oyundan sonradan Tango Gameworks ikinci bir oyun ile her yerde karşımıza çıktı. E3 2017 fuarında duyurulan ikinci oyun bizlere birincil oyunun bize bir kopyasını sunmuyor, tam tersine ilk oyunun üstüne epeyce artı yeni mekanik katarak karşımıza çıkıyor. Hani bir takım devam oyunları vardır, oyunu oynarken birincil oyuna gelen indirilebilir içerik tadını alırsınız ya, işte The Evil Within 2 ’de bu tadı almayacağınızı garanti edebilirim. 

The Evil Within 2

The Evil Within 2, bizi kabuslarımıza geri götürüyor

Artık ikinci oyun ile birlikte serinin esas karakteri haline gelen dedektifimiz Sebastian Castellanos, birincil oyunda atlattığı olaylar sonucunda yoğun bir psikolojik çare sürecine girer. Yaşadığı olayları bir türlü hafızasından silemeyen başlıca karakterimizin kızı bildiğiniz gibi evinde meydana çıkan bir yangın sonucu hayatını kaybetmiştir. Depresif hayatına alkolik bir şekilde aralıksız Castellanos ’u ilk oyundan tanıdığımız Juli Kidman bulur dedektifimize ihtiyacı olduğunu belirtir. Birincil oyunda sergilediği hitabe söylediği yalanlar yüzünden Kidman ’a güvenmeyen karakterimiz, Kidman ’ın müdahalesi ile Mobius organizasyonunun binasına götürülür. Kidman, Castellanos ’a doğrusu kızının ölmediğini, Ruvik ’in yapımı olan STEM ’in içinde hapsolduğunu açıklar. STEM ’in içine dışarı giden askerlerin geri dönmediğini söyleyen Kidman ’a kızımızı kurtarmamız karşılığında destek etmeye karar veririz ve böylece öykü başlar. 

Oyunumuz tam bu noktadan sonra kontrolü bize veriyor ve Kidman ile irtibat halinde kalarak oyunun dünyasında ilerlemeye başlıyoruz. Union adını verdikleri kasaba ise bizim oyun alanımız olarak ayarlanmış. Ilk oyundan bambaşka olarak ikinci oyunda küçük de olsa bir açık dünyamız var. Her ne değin Union kasabası oyuncuya oldukça büyük bir açık dünya sunmasa da, içerisinde keşfedecekler yüzlerce öğe bulunuyor. Keşif temeli üstüne kurulu bir nefret oyunu serisi olan The Evil Within ’in bu yönü, ikinci oyunda epeyce güzel tasarlanmış.

The Evil Within 2

Sanatsal yönü birincil oyuna göre epeyce ağır basan The Evil Within 2 ’nin artwork olarak adlandırılan sanat tasarımı çizimlerine hayran kalacağınızdan eminim. Ara sahneleri epeyce dengeli kurgulayan geliştiriciler, ilk oyunda olduğu gibi oyunun gergin temasını birincil dakikadan itibaren oyuncuya hissettirebiliyor.

Oyunu şu başlıca dek 2.5 saat her tarafında oynadım. Olasılıkla siz bu yazıyı okurken Union ’ın son derece gürültüsüz ve korkunç sokaklarında ilerlemeye devam edeceğim. şu anda imlâ aşamasında olan incelemenin tamamını en kısa sürede sitemizden okuyabilirsiniz.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir