The Surge (Çözümleme) – Tahlil

65


Oyun dünyasında bir takım seriler vardır ama kendi türünü oluşturmayı başarmıştır. Bu seriler öylesine derin bir hikayeye ve oynanış tarzına sahiptir ama, oyun dünyasına kattıkları ile oyuncuların hafızalarında derin bir iz bırakmayı başarmıştır. Bu serilerin en başarılılarından biri olan Souls’da, oyun dünyasında kendi türünü oluşturmayı başaran bir yapım. Oyunculara sunduğu zorluk, gerilim ve öykü öğeleri ile her yeni üyesi, tüm oyuncular göre hayranlık beslenen bir üretim.

Tabii ama bu tip kendi türünü yaratmayı başaran oyunlar oyuncular ile buluşmaya devam ettikçe, ayrı firmalar da bu tip yapımları misal alarak kendi oyunları ile karşımıza çıkıyor. Lords of the Fallen ile birlikte birincil kere karşımıza çıkan Deck 13, Souls serilerine benzer oynanışı ve mekanikleri ile sıradan notlar almış, beklentileri tamamen karşılayamamıştı. Deck 13 ise bu türden hemen şimdi vazgeçmemiş olacak oysa, tekrar aynı elementlere sahip yeni bir HardCore RPG üstünde çalıştığını duyurmuş ve karşımıza The Surge ile çıkı vermişti.

Dark Souls, Bloodborne, Nioh ve Lords of the Fallen gibi Hardcore RPG türüne bilim kurgusal (acayip bir sözcük oldu) bir görüş getiren The Surge, bizleri belden aşağısı felçi kahramanımızın, Call of Duty’lerden hatırladığımız Exo Suit’ler yardımı ile çalıştığı geleceğin fabrikasında ayaklarımızın üzerine dikiyor. Oyunun başında geçtiğimiz kısa tren yolculuğu sonrası, tekerlekli sandalyemiz ile birlikte oyunun dünyasına merhaba diyoruz. Oyunun anında başında bizlere sınıf seçtiren iki odadan birini seçtikten sonra oyuna da başlamış oluyoruz. Oyunda seçebileceğimiz iki bambaşka sınıf var, bunlardan biri Lynx. Lynx daha fazla çabuk hareket etme ve gelen saldırıları dodge’lama üzerine kurulu bir sınıf, hafif zırhlar giyebiliyor ve düşük vuruşlar yapıyor. Diğer sınıfımız ise Rhino, Rhino Lynx’e kıyasla ağır zırhlar giyiyor ve ağır hareket ediyor ancak fazla daha yüksek zarar verebilme ve savunma imkanına sahip oluyor.

Oyundaki yapmış olduğumuz her saldırı ve savunma öteki oyunlardan alışık olduğumuz şekilde Stamina harcıyor. Lynx sınıfı daha fazla hareket kabiliyeti sahip ve daha eksik Stamina tüketiyor fakat Lynx oynarken sürekli olarak hareket etmemiz gerekiyor. Rhino ise Lynx’e kıyasla daha hantal oluyor oysa yüksek hasar ve savunma imkanı ile daha kuytu bir oynanış sunuyor.
Sınıfımızı seçip oyuna başladıktan sonradan The Surge bizleri nasıl olduğunu anlamadığımız şekilde çalıştığımız fabrikanın harab olduğu ve içeride çalışanların neredeyse birer Exo Suit’li zombiye dönüştü bir ortama sokuyor. Hikaye bakımından bizlere herhangi bir detaylar vermeyen oyun, başlar başlamaz bizleri aksiyonun içerisine sokuyor. Oyun her tarafında karşılaşabileceğimiz zombi haline gelmiş öteki çalışanlar ve drone’lar mevcut. Drone’lar bizlere uzaktan alev edebilirken, zombiler yakınımıza gelmek zorunda kalıyor.

The Surge’ün öteki oyunlardan ayrılan kısmı ise oyun içerisinde düşmanın ayrı uzuvlarına saldırılar gerçekleştirebilmemiz. The Surge Bakışımsız olarak zırh giymemize müsade veriyor. Mesela sağ bacağımıza bambaşka, sol bacağımıza öbür Exo Suit’ler giyebiliyoruz. Bizim için işleyen bu mekanik düşman NPC’leri için de geçerli. Bazı düşmanlar vücutlarının emin bölgelerinde zırha sahip olmuyor ve zırha sahip olmayan bölgelere sağ joystick yardımı ile yapacağımız saldırılar ile daha pozitif hasar verebiliyor, hatta uzvu kopartacak bitirici vuruşlar yapabiliyoruz. Eğer düşmanın uzvunu koparırsak da düşen Scrap’ler ya da ekipmanları cebimize indirebiliyoruz.

Oyundaki Scrap mantığı da seviye atlamak için gereksinim duyduğumuz para birimi yerine geçiyor. Bu sistemi Souls oyunlarındaki Soul’lara veya Nioh’daki Amrita’lara benzetebiliriz. Tıpatıp diğer oyunlarda olduğu gibi The Surge’de de öldüğümüzde Scrap’lerimiz yerine düşüyor ancak öteki oyunlardan öbür olarak düşen Scrap’leri geri olmak için kısıtlı bir zamana sahip oluyoruz. Düşen Scrap’lerimize dürüst koşarken karşımıza meydana çıkan NPC’leri öldürürsek de ekstra zaman kazanabiliyoruz.

Oyunun donanım sistemi de karmakarışık tutulmamış. Düşürdüğümüz ya da craft’ladığımız ekipmanlara farklı modüller takarak özelleştirmeler yapabiliyoruz. Kimi modüller bize can veriyor, kimileri ise etrafımızdaki kutulara yaklaştıkça bizlere sinyal vererek haber verebiliyor. Oyunu oynadıkça kendi tarzınıza yerinde modüller kullanarak eğlenceli bir deneyim elde edebiliyorsunuz.
Oyunun ortamları ise distopik bir gelecekte geçen fabrika olarak tasarlanmış. genellikle post apokaliptik bir oyun şehvetli veren The Surge’de çevrede çok pozitif görmeye layık ortamlar bulunmuyor. genel olarak ortamlar da birbirine benziyor ve kaybolabiliyorsunuz. Çevre tasarımı konusunda The Surge beklentilerimi pek de karşılayamadı.

Boss dövüşleri ise böyle bir oyuna kadar oldukça kuvvet olmuş. Hatta ilk boss’u bir türlü geçemediğimi itiraf etmem gerekiyor. Diğer NPC’ler ile kapışmak ise nispeten basit. Genel Olarak size yaklaştıklarında depar atan NPC’leri tek bir dodge ile çarşıya gönderiyor ve iki sağlam darbe ile tokat manyağı edebiliyorsunuz. Bu herif oyunlara epeyce uzak olan ben bile NPC’ler ile savaşırken hiç zorlanmadım diyebilirim.

Grafikler tarafında ise The Surge kaliteli bir ışıklandırma ve detaylı kaplamalar sunuyor. genelde göze oldukça hoş gelen ve nitelikli hazırlanan The Surge, görsel anlamda beklentilerimi karşılamayı başardı. Kişilik tasarımları da hem başarılı diyebiliriz. Sesler tarafında da benden geçer anekdot almayı başaran The Surge, özellikle sert vuruşlarda vurduğunuz hissettiriyor, ancak müzikler konusunda yapımın hayli çelimsiz kaldığının da altını çizmem lüzum.

Uzun lafın kısası The Surge, Souls tarzı oyunları seven oysa farklı bir vakit dilimi veya tema bakmak isteyen oyuncuların ilgisini çekebilecek bir üretim. Hikaye konusunda ise epeyce güçsüz olan The Surge’den bir Dark Souls tarzı derinlik bekleyen oyuncular ise ciddi düş kırıklığına uğrayabilir. Eğer bu herif bir oyun arayışında iseniz The Surge beklentilerinizi bütün olarak karşılayamayacak olsa da sizi bir süre idare edebilir.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Seo Ajansı Seo çalışmaları Of page seo eTicaret danışmanlığı ezine peyniri en iyi ezine peyniri ezine peyniri nereden alınır ezine inek peyniri ezine koyun peyniri ezine keçi peyniri